Uzun zamandır bu derece okumaya doyamadığım öykülerle karşılaşmamıştım.
William Saroyan
(1908 – 1981) Bitlis'ten göçen bir ailenin Amerika’da doğan çocuğu. Evlerinde
Ermenice ve Türkçe konuşuluyor. Yaşadığı hayatın enteresanlığını, değerlerini,
özlemlerini, kırgınlıklarını müthiş sade bir dille anlatıyor. Üç yaşında
babasını kaybedince beş yıl boyunca yetimhanede kalıyor. Daha sonra annesiyle
birleşse de okul hayatını sürdüremiyor.
Uzun zamandır bu
derece okumaya doyamadığım öykülerle karşılaşmamıştım. Kitabı alalı aşağı yukarı üç
ay olmuştur. Bir kitap ekinde okuyup edinmiştim. Nalan Hocamız Yeşim Cimcoz
Yazıevi öykü atölyesinde çözümlememiz için Saroyan’ın bir öyküsünü verene kadar
bu kitaba sıra gelmemişti. Kısa basit bir şeftali üzerinden anlatılan öyküden o
kadar etkilendim ki o akşam kitabı elime aldım ve bırakamadım. Şeftali öyküsüne
bir yerde rastlarsanız (kitapta yok) mutlaka okuyun. Birbirinden uzak bir baba
kız hikayesi. Eşitlik ve insanı duygular üzerine harika bir öykü.
Bendeki kitabına
gelince, adı “Ödlekler Cesurdur” . Bir önceki yazımı okuyanlar fark edecektir
orada da Saroyan’dan bir alıntı yapmıştım. Ödleklerle ilgili enteresan bir
çıkarımı vardı. Öykü okumaktan hoşlanıyorsanız, topraklarımızdan göçüp çok uzak
diyarlarda yeni yaşamlar kurmuş insanların tecrübelerini merak ediyorsanız
kesinlikle tavsiye edilir bir kitap. Ancak milli duygularınız sizi bir iki cümle
ile bile sinir harbi içine sokuyorsa aman ha! O zaman öykülerin bazıları size
göre olmayabilir, elbette Osmanlı topraklarından sürülmeleri ile ilgili dokundurduğu
yerler var.
Üç ay öncesine kadar
tanımadığım bu değerli yazar birçok roman, öykü, inceleme ve romana imza atmış.
“The Time of Your Life” adlı oyunuyla 1939
yılında Pulitzer ödülü almış. , UNESCO tarafından 2008 yılı Saroyan Yılı ilan
edilmiş.
Bir deneyin
derim.
Sevgiler,
Nazlı Ayça
Özkarahan





