15 Şubat 2015 Pazar

Leyla Bir Özge Candır



Özgecan #sendeanlat


Konuya duyarsız kalmak mümkün değil. Ve ne yazık ki ne ilk ne de son olacak. Bazı insanlar için şiddet çok normal günlük bir şey, karşısındakini ezmek, alay etmek, hırpalamak, örselemek, başkası üzerinden hak iddia etmek, dövmek , vurmak, öldürmek. Hep düşünürüm bu insanları kimler nasıl yetiştiriyor diye, doğasından geldiğini kabul etmeyi içim almaz. Hiç Tanrı korkuları yok mudur? Öte yandan bir böceği dahi ezmeyi kabul edemeyen insanlar var. Hepsi aynı dünyanın üzerinde hepsi aynı havayı soluyor. İşin kötüsü, kötü olanların kurallarıyla yürüyor sanki dünya. İyi dediğimiz saf mı kalıyor, güçsüz mü kalıyor?

William Saroyan ‘Ödlekler’ öyküsünde en iyi insanların ödlekler olduğunu söyler. Hani toplumsal değerlerimiz arasında hep erkeklere, çocuklarımıza cesur olmayı aşılıyoruz ya, sen erkeksin cesur olmalısın diyoruz ya. Bence bu öyküyü tam okuma zamanı, bırakın çocuklarınız ödlek olsun! Bırakın siz ödlek olun!

Sizlerle burada öykünün girişini paylaşacağım, ‘Ödlekler Cesurdur’ kitabında tamamını bulabilirsiniz.

“En iyi insanlar ödleklerdir. En ilginç, en kibar, en has ve suç işleme ihtimali en az olanlar gene onlardır. Asla bir bankayı soymayı düşünmezler. Akıllarından bir başkana suikast düzenlemek gibi bir şey geçmez. Yolda yürürken, çukur kazan bir amelenin gözüne kazara kum sıçratsalar, amele de onlara küfretse, ödlekler onurlarının lekelendiğini düşünmezler ve onun için de ameleyle kavga edip bir araba dayak yemelerine gerek kalmaz. Onun yerine, ‘özür dilerim, isteyerek olmadı’ der, yollarına devam ederler.

Ödlekler terbiyeli insanlardır, bir o kadar da düşünceli”

Kadın olarak hepimiz bu dünyada öyle böyle tacize uğramışızdır. Komşu, tanıdık, tanımadık, aileden biri, eş, dost, akraba. Ama genelde susulmuştur. Yeşil Gazetesi’nde böyle bir yazı var. Kadınlar anlatıyor, twitterda yukarıda #sendeanlat hashdagiyle kendi başlarından geçenleri dile getiyorlar. Özgecan için konuşuyorlar. Hep anlatılsa hep konuşulsa. Bu beni düşündürdü, anlatmanın iyileştirdiğine yazmanın şifalandırdığına inanan bir insanım, öte yandan okudukça, duydukça, gördükçe tüm bunların normalleşmesinden korktum, utanç duygusunun (ki burada bahsettiğim tacizi, kötülüğü yapan taraf) tamamen yok olmasından ürktüm.  Evet, öyle bir dünya hali aldık. Neyin kimi nasıl etkileyeceğini bilmediğimiz. Belki de anlatarak daha kötülerini engelleyebiliriz. Ne derseniz?
Yeşil gazetesinin linkine adi üzerine tıklayınca ulaşabilirsiniz. Sayfanın sonuna bir de rahmetli Muzeyyen Senar’dan Leyla Bir Özge Candır şarkısını koymuşlar.  Ne işe yarar bilmiyorum ama dinleyip Özgecan’ın ve ailesinin huzur bulması için dua ettim.

Huzurla kalın

Nazlı Ayça Özkarahan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder