Özgecan #sendeanlat
Konuya duyarsız
kalmak mümkün değil. Ve ne yazık ki ne ilk ne de son olacak. Bazı insanlar için
şiddet çok normal günlük bir şey, karşısındakini ezmek, alay etmek, hırpalamak,
örselemek, başkası üzerinden hak iddia etmek, dövmek , vurmak, öldürmek. Hep
düşünürüm bu insanları kimler nasıl yetiştiriyor diye, doğasından geldiğini
kabul etmeyi içim almaz. Hiç Tanrı korkuları yok mudur? Öte yandan bir böceği
dahi ezmeyi kabul edemeyen insanlar var. Hepsi aynı dünyanın üzerinde hepsi
aynı havayı soluyor. İşin kötüsü, kötü olanların kurallarıyla yürüyor sanki
dünya. İyi dediğimiz saf mı kalıyor, güçsüz mü kalıyor?
William Saroyan ‘Ödlekler’
öyküsünde en iyi insanların ödlekler olduğunu söyler. Hani toplumsal
değerlerimiz arasında hep erkeklere, çocuklarımıza cesur olmayı aşılıyoruz ya,
sen erkeksin cesur olmalısın diyoruz ya. Bence bu öyküyü tam okuma zamanı,
bırakın çocuklarınız ödlek olsun! Bırakın siz ödlek olun!
Sizlerle burada
öykünün girişini paylaşacağım, ‘Ödlekler Cesurdur’ kitabında tamamını
bulabilirsiniz.
“En iyi insanlar ödleklerdir. En ilginç, en kibar,
en has ve suç işleme ihtimali en az olanlar gene onlardır. Asla bir bankayı
soymayı düşünmezler. Akıllarından bir başkana suikast düzenlemek gibi bir şey
geçmez. Yolda yürürken, çukur kazan bir amelenin gözüne kazara kum sıçratsalar,
amele de onlara küfretse, ödlekler onurlarının lekelendiğini düşünmezler ve
onun için de ameleyle kavga edip bir araba dayak yemelerine gerek kalmaz. Onun
yerine, ‘özür dilerim, isteyerek olmadı’ der, yollarına devam ederler.
Ödlekler terbiyeli insanlardır, bir o kadar da
düşünceli”
Kadın olarak
hepimiz bu dünyada öyle böyle tacize uğramışızdır. Komşu, tanıdık, tanımadık,
aileden biri, eş, dost, akraba. Ama genelde susulmuştur. Yeşil Gazetesi’nde
böyle bir yazı var. Kadınlar anlatıyor, twitterda yukarıda #sendeanlat hashdagiyle kendi başlarından geçenleri dile getiyorlar. Özgecan için konuşuyorlar. Hep anlatılsa
hep konuşulsa. Bu beni düşündürdü, anlatmanın iyileştirdiğine yazmanın
şifalandırdığına inanan bir insanım, öte yandan okudukça, duydukça, gördükçe
tüm bunların normalleşmesinden korktum, utanç duygusunun (ki burada bahsettiğim
tacizi, kötülüğü yapan taraf) tamamen yok olmasından ürktüm. Evet, öyle bir dünya hali aldık. Neyin kimi
nasıl etkileyeceğini bilmediğimiz. Belki de anlatarak daha kötülerini
engelleyebiliriz. Ne derseniz?
Yeşil gazetesinin linkine adi üzerine tıklayınca
ulaşabilirsiniz. Sayfanın sonuna bir de rahmetli Muzeyyen Senar’dan Leyla Bir
Özge Candır şarkısını koymuşlar. Ne işe
yarar bilmiyorum ama dinleyip Özgecan’ın ve ailesinin huzur bulması için dua
ettim.
Huzurla kalın
Nazlı Ayça Özkarahan

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder