Çilek sirkesini sürdüm yüzüme yatmaya hazırım! Evet, evet doğru duydunuz,
gerçek çilek sirkesi, içinde anası olacak. Gözlerinizle görmeniz lazım.
Geçenlerde okulumuzun düzenlediği bir geziye katıldım. Önce heveslendim,
kayıt yaptırdım gezi günü yaklaştıkça kendi kendine söylenmeye başladım. İş
günü, o kadar saat Kuzguncuk’ta, tanımadığım bir sürü veli ile ne işim vardı?
Tam son dakika iptali yapacaktım ki geziyi ayarlayan kişiye ne büyük haksızlık
olacağını düşünerek vazgeçtim.
İyi ki gitmişim. Öncelikle sabahın ilk saatlerinde Kuzguncuk havası almak
müthiş geldi. Homemade Aromaterapi dükkanı, Kuzunguk iskelesinin hemen
karşısındaki sokakta. Yanında koca bir otopark var, arabayla ulaşım çok kolay. Aromaterapi
nedir derseniz kısaca bitkilerde bulunan uçucu yağlarla yapılan tedavi sistemine
verilen ad denebilir.
İçerisi küçücük ama girer girmez size kucaklıyor, biz grubumuz tamamlanana
kadar dükkanda dolandık, sonra atölyeye geçtik. Saatlerin nasıl geçtiğini fark
etmediğimiz çok keyifli sohbetler ettiğimiz bir gün oldu.
Öncelikle aktarlardan aldığımız hiç bir yağın maalesef gerçek olmadığını öğrendim.
Unutmadan, eğitimin sonunda hepimiz kendi çakra yağlarımızı hazırladık.
Neler mi aldım? Aslı Hanım gerçek gül suyunun tonik için daha doğru bir
seçim olacağını söyledi ama benim sivilce problemimin olması çileği tercih
etmesine sebep oldu. Hayatımda ilk defa tonik sonrası cildim kurumuyor ve
nemlendirici sürmesem bile yumuşacık oluyor. Ayrıca biberiye, lavanta, greyfurt
yağlarını aldım. Bir kaya tuzundan el arındırı ve nemlendirici aldım ki
sormayın, bitmesin diye gözünün içine bakıyorum. Ve son olarak kantaron yağı, şu
hepimizin St. John’s Wort olarak bildiğimiz bitki. Her şeye deva. Artık evde
düşen, kaşınan, çatlayan, çizilen kim varsa elimde kantaron peşlerinden
gidiyorum. Geçenlerde küçük kızımın dudakları inanılmaz derecede çatlamıştı, bir
süre farklı ürünler sürdüm bir sonuç alamayınca kantoran yağını denemeye karar
verdim ve biraz sürdüm. Akşama hiç bir şey kalmamıştı. Mucizeyi keşfetmek gibi
bir şey değil mi!
Bu arada tüm bu güzel yağları kullanabilmemiz için gerçekten estetik
tasarımlarla buğudanlıklar yapmışlar. Benim cimriliğim tuttu o sırada
buğudanlığı almadım, en kısa zamanda Kuzguncuk’a gidip eksiklerimi
tamamlayacağım.
Bu arada arzu ederseniz homemade aromaterapi’den online alışveriş yapma imkanınız da var.
Sitede yazdığına göre; “ürünlerin tamamı, içinde hiçbir katkı maddesi bulunmayan, elde edilme sürecinde hiçbir kimyasal süreçten geçmemiş, soğuk sıkım sabit yağlar, % 100 saf uçucu yağlar, hidrolatlar (gülsuyu-lavanta Suyu) ve doğru zamanda doğru şekilde toplanmış bitkiler ve % 100 koton kumaşlar kullanılarak kendi laboratuvar ve atölyelerinde üretilmektedir.”
Bu arada arzu ederseniz homemade aromaterapi’den online alışveriş yapma imkanınız da var.
Sitede yazdığına göre; “ürünlerin tamamı, içinde hiçbir katkı maddesi bulunmayan, elde edilme sürecinde hiçbir kimyasal süreçten geçmemiş, soğuk sıkım sabit yağlar, % 100 saf uçucu yağlar, hidrolatlar (gülsuyu-lavanta Suyu) ve doğru zamanda doğru şekilde toplanmış bitkiler ve % 100 koton kumaşlar kullanılarak kendi laboratuvar ve atölyelerinde üretilmektedir.”
Sevgiyle doğal kalın!
Nazlı Ayça Özkarahan
Süpermiş. Haber ver, sen buğudanlık almaya giderken birlikte gidelim.
YanıtlaSilSüpermiş. Haber ver, sen buğudanlık almaya giderken birlikte gidelim.
YanıtlaSil